Kelime: Saldumak
Anlamı: Saldırmak
Kelime: Samıramak
Anlamı: Söylenmek
Kelime: Samsak
Anlamı: Sarımsak
Kelime: Savlık
Anlamı: Sağlık
Kelime: Sayat
Anlamı: Evlerin depo, ahır vb. amaçlarla kullanılan giriş katı
Kelime: Sayvan
Anlamı: Güneş ve yağmurdan korunmak için kırda yapılan eğreti yapı
Kelime: Sebedekgelen
Anlamı: Hepten sersem gibi
Kelime: Sedir
Anlamı: Oturulacak yer, kanepe türü
Kelime: Selamlaleykim
Anlamı: Selamun aleyküm
Kelime: Selamlık
Anlamı: Antre, evin giriş yeri, karşılama yeri
Kelime: Selbas
Anlamı: Müsait, serbest, uygun
Kelime: Semegelen
Anlamı: Sersem gibi
Kelime: Senteremek
Anlamı: Düşer gibi olmak, dengesini kaybetmek
Kelime: Sepgen
Anlamı: Karla karışık yağmur
Kelime: Sergen
Anlamı: Raf
Kelime: Serme
Anlamı: Bazlama, bir ekmek çeşidi
Kelime: Seyat
Anlamı: Ahşap ya da yığma evin, hayvan barınağı olarak kullanılan giriş katı, evin alt katı
Kelime: Seyitmek
Anlamı: Acele koşmak
Kelime: Sıracalı
Anlamı: İnatçı, hınzır
Kelime: Sırça
Anlamı: Şişe
Kelime: Sıvır
Anlamı: İnek, sığır
Kelime: Sini
Anlamı: Yer sofrası, tepsi
Kelime: Somak
Anlamı: Mısır koçanı
Kelime: Sovacı
Anlamı: Eskiden omuza asılıp iki ucundaki kovalarla su taşınan uzun sopa, su ağacı
Kelime: Soymuk
Anlamı: Mısırın soyulduktan sonra büyükbaş hayvan yemi olarak kullanılan kabuğu
Kelime: Sömedek
Anlamı: Saf insan
Kelime: Sömek
Anlamı: Mısır koçanı
Kelime: Sukkam olmak
Anlamı: Nezle olmak
Kelime: Suluk
Anlamı: Lavabo
Kelime: Suruk
Anlamı: Ağaçtan meyve düşürmeye yarayan sopa, sırık, uzun boylu kişi