Kelime: Pallamak
Anlamı: Kesmek, yarmak, parçalamak
Kelime: Pasak
Anlamı: Basamak
Kelime: Pasamak
Anlamı: Merdiven
Kelime: Patala
Anlamı: Patates
Kelime: Patıramak
Anlamı: Hareket etmek
Kelime: Patike
Anlamı: Patates
Kelime: Pelesül yatıya
Anlamı: Kötü, kalkamayacak vaziyette, hasta yatan kişi
Kelime: Pelezlemek
Anlamı: Bir görünüp bir kaybolmak
Kelime: Pelit
Anlamı: Meşe palamudu
Kelime: Peşkir
Anlamı: Havlu
Kelime: Pıtlak
Anlamı: Patlamış mısır
Kelime: Pontul
Anlamı: Pantolon
Kelime: Poşu
Anlamı: Atkı
Kelime: Potlak
Anlamı: Patlamış mısır
Kelime: Pov
Anlamı: Başörtüsü, tülbent, eşarp
Kelime: Pörük
Anlamı: Sık dikenlik, çalılık alan
Kelime: Pulluk
Anlamı: Tarlayı sürme aracı
Kelime: Pusmak
Anlamı: Eğilmek, çömelmek
Kelime: Püren
Anlamı: Çama benzeyen ağaç türü
Kelime: Pürük
Anlamı: Sık dikenlik, çalılık alan