Kelime: Çağrak
Anlamı: Uzun balkon
Kelime: Çakıldaklı
Anlamı: Paçaları çamur olmuş kişi
Kelime: Çangalak
Anlamı: Çok dallı ağaç dalı
Kelime: Çara
Anlamı: Salya
Kelime: Çaralı
Anlamı: Altını ıslatan çocuk, sidikli
Kelime: Çardak
Anlamı: Dört ayak üzerine tahtadan yapılan gölgelik, salon
Kelime: Çat
Anlamı: İki bacağın birleştiği yer
Kelime: Çatma
Anlamı: Ağaç evlerin köşe birleşimi
Kelime: Çavlan
Anlamı: Şelale
Kelime: Çeküç
Anlamı: Çekiç
Kelime: Çengel
Anlamı: Askı
Kelime: Çetük
Anlamı: Patik
Kelime: Çığ
Anlamı: Mısır vb. tarım ürünlerini asma yeri, tavan arası
Kelime: Çıkuruk
Anlamı: Kuyudan su çekme aleti
Kelime: Çırı çılpı
Anlamı: Çalı çırpı, ince dallar
Kelime: Çırtuk
Anlamı: Küçük bir kuş, yaramaz kız çocuğu
Kelime: Çıv
Anlamı: Sac ekmeğinin saklanması için yayvan (geniş) sepet benzeri araç
Kelime: Çıvdırmak
Anlamı: Korkutup kaçırmak
Kelime: Çıvmak
Anlamı: Hızlıca kaçmak, hızlıca gitmek, uçar gibi kaçmak
Kelime: Çiğ
Anlamı: Süt kaymağının yağı
Kelime: Çirkef
Anlamı: Fena
Kelime: Çit
Anlamı: Sap, saman vb. için yük taşıma aracı
Kelime: Çit sürmek
Anlamı: Hayvan ya da traktörle toprağı ekilebilir hale getirmek, çift sürmek
Kelime: Çiten
Anlamı: Küçük meyve sepeti
Kelime: Çiy
Anlamı: Hayvan sütünden ve yoğurt kaymağından elde edilen yiyecek
Kelime: Çokomel
Anlamı: Çikolata
Kelime: Çomoşur
Anlamı: Çamaşır
Kelime: Çon
Anlamı: Baldır, kalça, kaba et
Kelime: Çökelez
Anlamı: Sincap
Kelime: Çöşme
Anlamı: Çeşme