Kelime: E gelen va
Anlamı: Fazlaca var
Kelime: Ebe
Anlamı: Anneanne
Kelime: Ebedi
Anlamı: Asla
Kelime: Ebelem gurbası
Anlamı: Siğil kurbağası
Kelime: Ebiiğğ
Anlamı: Beğenmeme nidası
Kelime: Eccük
Anlamı: Azıcık, biraz
Kelime: Eçer
Anlamı: İçeri anlamına gelen sözcük oda anlamında kullanılır
Kelime: Eeyce
Anlamı: Babaanne, anneanne
Kelime: Efereklenme
Anlamı: Heyecanlanma, kızma anlamında söz
Kelime: Egelen mi
Anlamı: "Öyle mi" yerine kullanılan söz
Kelime: Egitmek
Anlamı: Götürmek
Kelime: Eğimbaş
Anlamı: Elbise, üst baş
Kelime: Ehti
Anlamı: Fakir, çulsuz, kötü durumda olan, düşkün
Kelime: Ekleşme
Anlamı: Dokunma
Kelime: Elek satmak
Anlamı: Dedikoduya gitmek, gezmek
Kelime: Elentirik
Anlamı: El feneri
Kelime: Eletmek
Anlamı: Götürmek
Kelime: Ellemek
Anlamı: Karıştırmak
Kelime: Elleştüme
Anlamı: Kurcalama
Kelime: Elovv
Anlamı: Alo
Kelime: Encek
Anlamı: Kedi yavrusu, terbiyesiz kişi
Kelime: Encir
Anlamı: İncir
Kelime: Endi yıl
Anlamı: Bir önceki yıl
Kelime: Endigün
Anlamı: Evvelki gün, bir önceki gün
Kelime: Enşi
Anlamı: Ekşi
Kelime: Enteştüme
Anlamı: Karıştırma, üstüne gitme
Kelime: Enteştümek
Anlamı: İncelemek, araştırmak
Kelime: Escük
Anlamı: Azıcık, birazcık
Kelime: Eşgare
Anlamı: Göz göre göre, açıkça, alenen, herkesin içinde
Kelime: Eygelen
Anlamı: Epey, hemen hemen