Kelime: Dıngıl
Anlamı: Sepet, küçük tava
Kelime: Dırbazan
Anlamı: Balkon, balkon korkuluğu
Kelime: Dırmuk
Anlamı: Tırmık
Kelime: Dibil dibil
Anlamı: İsteksizce ağır ağır
Kelime: Dikdeman
Anlamı: Tepe takla
Kelime: Dil kırma
Anlamı: İstanbul Türkçesine uyun konuşanlar için kullanılan bir çeşit eleştiri ifadesi
Kelime: Divan
Anlamı: Oturulacak yer, kanepe türü
Kelime: Dizavşak
Anlamı: Diz kapağı
Kelime: Doga
Anlamı: Erkek hindi
Kelime: Doğuz
Anlamı: Domuz, yaramaz kişi
Kelime: Dovula dönesice
Anlamı: Beddua; "davul gibi şiş" anlamında kullanılan söz
Kelime: Dovuz
Anlamı: Yaramaz, fitne yapan, fesatçılık yapan
Kelime: Dömek
Anlamı: Ahırın kenarında biriktirilmiş hayvan gübresinin dışarıya atıldığı delik
Kelime: Düddürü
Anlamı: Kısa
Kelime: Düve
Anlamı: İneğin dişi yavrusu
Kelime: Düven
Anlamı: Buğday harman dövme aracı
Kelime: Düvün
Anlamı: Düğün